bükerek

1. twisting (prep.) 2. spinning (prep.) 3. bending (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • burulma dayanımı — is. Elyafını bükerek kırmaya çalışan kuvvete karşı ağacın gösterdiği direnç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bükücü — is. Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çömelmek — nsz Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak Eteklerini toplayıp kemençecinin yanına çömelirken hâlinde bir ihtiyar kadın pişkinliği vardı. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıvırmak — i 1) Herhangi bir şeyi bükmek Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi. H. R. Gürpınar 2) Kenarından katlamak 3) Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek 4) Kalçalarını iki yana… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meme — is., anat. 1) Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik 2) Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu. R.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • toyaka — is. Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tutkusal — sf. Tutkulu, aşırı bağlı veya düşkün ... bazıları insanları cinsel ve tutkusal kaymalarıyla ele alıp işleyen eserleri dudak bükerek eleştiriyorlar. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağını çekmek — 1) (birinin) ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek 2) (birinin) uyarmak için hafif bir ceza vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağdaş kurmak — ayakları içe bükerek yere oturma biçimi …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.